هَلْ تَحْتَفِظُ الكَلِمَةُ بِمَعْناها عَبْرَ الزَّمَنِ؟ Kelimeler Zaman İçinde Anlamlarını Korur mu?

لِإظْهارِ النَّصِّ اضْغَطْ عَلَى الرّمْزِ "شَُِ".

التَّرْكِيبُ الْوَصْفِيُّ (النَّعْتُ)

يُسْتَخْدَمُ الْوَصْفُ لِتَحْدِيدِ الِاسْمِ أَوْ تَقْلِيلِ عُمُومِهِ بِذِكْرِ صِفَةٍ مِنْ صِفَاتِهِ.

* يَتَأَلَّفُ التَّرْكِيبُ الْوَصْفِيُّ مِنْ صِفَةٍ (نَعْتٍ) وَمَوْصوفٍ (مَنْعوتٍ). مِثال: المُعْجَم التّارِيخِيّ. (المُعْجَم: مَوْصوفٌ، االتّارِيخِيّ: صِفَةٌ).

* تُطابِقُ الصِّفَةُ الْمَوْصُوفَ فِي:

- التَّعْريفِ والتَّنْكِير: المُعْجَمُ التّارِيخِيُّ/ مُعْجَمٌ تارِيخِيٌّ.

- النَّوْعِ (التَّذْكِير والتَّأْنِيث): المَرْكَز العَرَبِيّ / اللُّغَة العَرَبِيَّة.

- العَدَدِ (الإفْراد والتَّثْنِيَة والجَمْع): باحِثٌ عَرَبِيّ/ باحِثانِ عَرَبِيّانِ/ باحِثُون عَرَبٌ.

- الإعْرابِ (الرَّفْع والنَّصْب والجَرّ): أطْلَقَ المَرْكَـزُ العَرَبِـيُّ العَمَلَ فِي مَشْرُوعِ مُعْجَـمٍ تارِيخِـيٍّ يَرْصُدُ التَطَوُّرَ الدَّلالِـيَّ لِلْكَلِماِتِ العَرَبِيَّةِ.

تَنْبِيه:
يُوصَفُ جَمْعُ غَيْرِ العاقِلِ غَالِبًا بِمُفْرَدٍ مُؤَنَّثٍ: الكَلِماِت العَرَبِيَّة.

 

Sıfat Tamlaması (Terkîb vasfî)

 

Renk, şekil, durum, sayı gibi özellikleri belirten sözcüklere sıfat denir. Sıfatla (tamlayan) oluşturulan sözcük öbeklerine sıfat tamlaması (terkîb vasfî) denir.

 

Türkçede her zaman sıfatlar niteledikleri isimlerden önce gelir. Önce sıfat (tamlayan) sonra isim (tamlanan) gelir. Arapça da ise durum bunun tam tersidir. Önce mevsûf (Türkçedeki tamlanan) sonra sıfat (Türkçedeki tamlayan) gelir.

Örneğin parçada geçen المُعْجَم التّارِيخِيّ  (Etimolojik sözlük) ifadesi bir sıfat tamlamasıdır. Arapçada diziliş sağdan sola olduğu için önce gelen المُعْجَم  (Sözlük) kelimesi mevsuf yani tamlanandır. Sonra gelen التّارِيخِيّ (Etimolojik) sözcüğü ise sıfat yani tamlayandır.

 Sıfat (tamlayan) dört noktada mevsufla (tamlanan) uyumlu olmak zorundadır:

 1-Marife (belirli) ve Nekre (belirsiz) olmak

Örneğin mevsufta ال  el takısı varsa sıfatta da olmalı, yoksa sıfatta da olmamalıdır. Aşağıdaki örnek sıfat tamlaması olup ilkinde her iki kelimede de ال  -el takısı yokken ikinci örnekte her ikisinde de vardır.

المُعْجَم التّارِيخِيّ (Etimolojik sözlük) ال-ال her ikisinde de ال takısı var.

مُعْجَم تارِيخِيّ (Etimolojik sözlük) -/- her ikisinde de ال takısı yoktur.

 2- Müzekker (eril) ve müennes (dişil) olmak

Önce gelen mevsuf (tamlanan) eril ise sıfatta eril olur. Mevsuf dişil ise sıfatta dişil yapıda gelmek zorundadır.

 (Arap merkezi) (eril-eril) uyumlu المَرْكَز العَرَبِيّ

                                                          (Arap dili) (dişil-dişil) uyumlu اللُّغَة العَرَبِيَّة

 

3- Sayısal uyum (tekil, ikil ve çoğul yapıda olmak)

Mevsuf tekil ise sıfatta tekil, ikilse sıfatta ikil, çoğulsa sıfatta çoğul olmalıdır

 (Bir erkek araştırmacı) (tekil-tekil) uyumlu باحِثٌ عَرَبِيّ

(İki erkek araştırmacı) (ikil-ikil) uyumlu باحِثانِ عَرَبِيّانِ

 (Arap erkek araştırmacılar) (çoğul-çoğul) uyumlu باحِثون عَرَبٌ

Bilgi notu: İnsanlar dışındaki varlıkların sıfatı (tamlayan) her zaman müfred (tekil) ve müennes (dişil) olarak gelir. Bu nedenle yapısal olarak sayısal bir uyumsuzluk söz konusu olur.

 

 4-İrab (Son harfin veya harflerin harekesinde veya harflerinde uyum)

En basit şekliyle ifade etmek gerekirse mevsufun son harfinin harekesi ne ise sıfatın son harfi de aynı harekeyi taşımalıdır. Bu durum kelimlerin türüne göre harf uyumu şeklinde de gerçekleşir.

أطْلَقَ المَرْكَزُ العَرَبِيُّ العَمَلَ فِي مَشْرُوعِ مُعْجَمٍ تارِيخِيٍّ يَرْصُدُ التَطَوُّرَ الدَّلالِيَّ لِلْكَلِماِتِ العَرَبِيَّةِ.

 (Arap Merkezi Arapça sözcüklerin semantik gelişimini inceleyen etimolojik bir sözlük projesi çalışmalarına başladı.)

Bu cümlede geçen altı çizili bölümler sıfat tamlamasıdır ve tamlamayı oluşturan sözcükler arasında irab uyumu söz konusudur:

 المَرْكَزُ العَرَبِيُّ (Arap Merkezi) Mevsuf olan المَرْكَزُ ile sıfat olan العَرَبِيُّ  kelimelerinin son harfi ُ damme harekelidir ve irab uyumu vardır.

مُعْجَمٍ تارِيخِيٍّ (Etimolojik sözlük) Mevsuf olan مُعْجَمٍ  kelimesi ile sıfat olan تارِيخِيٍّ kelimelerinin son harfi kesra tenvinli olup irab uyumu vardır.

التَطَوُّرَ الدَّلالِيَّ  (Semantik gelişim) Mevsuf olan التَطَوُّرَ kelimesi ile sıfat olan الدَّلالِيَّ  kelimelerinin son harfi fetha harekeli olup irab uyumu vardır.

لِلْكَلِماِتِ العَرَبِيَّةِ (Arapça sözcükler) Mevsuf olan لِلْكَلِماِتِ  kelimesi ile sıfat olan العَرَبِيَّةِ kelimelerinin son harfi kesra harekeli olup irab uyumu vardır.

 

سل الأستاذ Hocaya sor
نص Metin
فيديو Video
ارفع ملفا Dosya yükle
اختر ملفا من جهازك
Bilgisayardan Bir Dosya Seçin
للاستفادة من هذه الخدمة الرجاء الدخول عن طريق Aracılığıyla Giriş
مفرداتKelimeler
اسْتِعْمال Kullanım

تَشْهَدُ Tanıklık ediyor

تَعْنِي Anlamına gelir

الدّابَّة Binek

صارَ/ يَصِيرُ، أَصْبَحَ/ يُصبِحُ Oldu, haline geldi, -leşti, -laştı

المَسافَة Mesafe

الرَّسُول Elçi

تَحَوَّلَ/ تَغَيَّرَ Dönüştü/değişti

مَشْرُوع Proje

نُخْبَة İleri gelen, seçkin

يَرْصُد İnceliyor, araştırıyor

مُغْفَلَة İhmal edilen

عباراتTabirler
عَلَى مَرِّ الزَّمان Zaman içinde

الخُبْزُ المَبْلُول Islatılmış ekmek

يُقْصَدُ بِها... Onunla kastedilir, demek istenir

تُطْلَقُ عَلَى... Adlandırılır, isim verilir, … için denir

لَطالَمَا... Uzun süredir

التَّطَوُّرات الدَّلالِيَة Semantik gelişmeler

رُبَّ هِمَّةٍ أحْيَتْ أُمَّةً Ümmetin ihyâsı için ne büyük bir gayret

مواد أخرى Daha Fazla